Kayıtlar

Resim
                 MUTLUYSAM DEMEK   Mutlu olmak her insanın her an yaşamak istediği vazgeçilmez bir duygu. Peki her an mutlu olmak mümkün mü? Üzgünüm ama her an mutlu olmak mümkün olamaz. Peki her an mutlu değilsem neden yaşıyorum? Bazen bu sorularla boğuşup duruyorum. Bazen o kadar umutsuz oluyorum ki… Sanki her an mutlu olmak zorundayım da onu kaybetmiş gibi. Her an mutlu olmak diye bir şeyin mümkün olmadığını bildiğim halde “Neden sürekli sorguluyorum ki?” diye sormadan da edemiyorum.  Bunun tek sebebi olduğuna inanmaya başladım ”İç Huzur”. İç huzurunu sağlayamadı isen kısır döngü şeklinde mutluluğu sorgular durursun. Kişilere, sebeplere bağlarsın her şeyi. “İç Huzur” hayatta her şeyin insan için olduğuna , hayatın her an her sürprizi yapacağına inanmakla başlar. Evet   “İç huzur” ancak bununla olabilir. İsteyen de buna kadercilik diyebilir. Tıpatıp aynı olmasa da birbirine benzediğini düşünüyorum. Bu düşünceyi...

İNSAN İNSAN DERLER İDİ, İNSAN NEDİR ŞİMDİ BİLDİM...

Resim
İNSAN İNSAN DERLER İDİ, İNSAN NEDİR ŞİMDİ BİLDİM… Ne de güzel söylemiş Muhyiddin Abdal… Her dinlediğimde "İnsan nedir?" diye sorguluyorum ve huzurla dinliyorum. Bestesi de bir o kadar mükemmel. İç dünyaya uçuruyor, farklı alemlere götürüyor. İnsan insan... İnsanlar o kadar bencil ve işe yaramaz ki. Var gibi, yanında gibi ama aslında çıkarlarının bittiği yerde yok olup gider gibi. Herkesin bir çıkarı var ve bunu aleni ya da gizliden elde etmeye uğraşırlar. Hayatta en çok üzüldüğüm ise insanları fazla “insan” yerine koymam. Oysa kimse haketmiyor. Bu sadece benim için değil eminim ki dünyadaki bir çok insan için geçerli. Bundan sonra  haketmeyen kimseyi insan koymamaya söz verdim kendime. İnsan ancak 30 yaşında akıllanmış oluyor. Ee tecrübe dediğin “yediğin kazıkların toplamı” değil midir? İnsan gibi olmanın anormal olduğu dönemde insanlık yozlaşmadı mı?  Herkes insanlık öldü diyor insan olmayı başarabilmiş gibi. Eskiye özlem duyuyor herkes. İnsanlar...

Tutkunun Gücü

Resim
Yasanmasi imkansız gibi görünen basit şeyler bile insanda "tutku" ya dönüşür zaman geçtikçe. Onun için hirpalar durur kendini, sabredemez. Belki de haklıdır o insanoğlu, eğer yaşanma ihtimali düşükse ve tutku ise o hirpalamaya da değer. O insana "anı yaşa, gününün tadını çıkar" gibi teselliler bir kaç zımbırtı dan ibarettir. Tutku basit bir duygu değildir, insan onun karşısında diğer duygular kadar gelip geçici şeyler hissetmez. Onun acısını , eksikliğini iliklerine kadar hisseder. Bazen o kadar abartır ki insan tutkuyu ruhundan kurtulup ferahlamak ister , ağırlığını atmak ister beyninden , yüreğinden. Tutkularınizi yaşamanız dileğiyle 😉